Tuesday, 18 September 2012

Los Angeles, Soccer Salon

http://humanresourcesla.com/sports-salon-1-soccer

Los Angeles'ta Futbol üzerine bir entelektüel deneme.

Friday, 18 November 2011

Spor Tiyatro ilişkisi üzerine

"We all know there is plenty of drama in sport. So why isn't there more sport in drama? It is time to break down the traditional barriers and recognise the deep affinity between competitive games and the pleasing patterns of art. The late Johnny Speight once described ballet, with shocking political incorrectness, as "poof's football". We may deplore Speight's language, but deep down he had a point."

Guardian gazetesi bir deneme olarak bir kereliğine sanat yazarları ile spor yazarlarını yer değiştirmiş. Ortaya çıkan makaleler ingilizce haliyle aşağıda.



Aklıma gelenler. İyi bir bale izleyicisi falan değilim fakat yazın İstanbul'da, seyirciyi bale eğitimine ifşa eden bir gösteri görmüştüm. Bale 101 adlı kısa gösteri balenin gösterisel bütünlüğünü parçalıyor ve baleyi oluşturan 101 hareketi (her hareket bir numarayla eşleşmişti) sergiliyor, arkadan hoparlörden bir ses de her hareketin numarasını okuyordu. Daha sonra örneğin 13-46-75-94 gibi kombinasyonlar okunuyor, sahnedeki solo dansçı da bu kombinasyonları sergiliyordu.

Futbol da gösterisel bütünlüğünün ötesinde bir performans eğitimi ile mümkün olur. Tıpkı diğer bütün sporlar gibi. Top kontrolu, pas, kafa vuruşu etc. Her maç ise bir doğaçlama dans tiyatrosu gibi bu hareketlerin kombinasyonlarını sergiler. Bu ilişkiyi incelemeye niyetliyim. Mesele de tam yukarıdaki alıntıdaki gibi, spor ve sanat arasındaki ayrımın nasıl kurulduğunu ve yerleştiğini anlamak olmalı ki estetik eleştirelliği de barındıran spor biçimleri oluşabilsin. Spor tiyatrosu gibi bir proje olmalı. Düşünmeye başlanacak nokta da daha önce bu blogda paylaştığım bir sanat işi olabilir: 3 Kaleli Futbol, ki futbolun sahnesinin modifikasyonudur bu tıpkı bir dramaturg işi gibi.